Türk Sağlık-Sen Bilecik Şube Başkanı Ozan Genç, memur ve emeklilerin ekonomik koşullar karşısında ciddi bir geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek basın açıklamasında bulundu. Genç, yaptığı açıklamada maaş artışlarının gerçek hayat şartlarını karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı.

Whatsapp Image 2026 01 15 At 13.24.37 (1)

Türk Sağlık-Sen Bilecik Şube Başkanı Ozan Genç, “Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım gücü her geçen gün biraz daha erimekte, geçim şartları sürdürülemez hâle gelmektedir. 2025 yılına ait enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte memur ve emeklilerin maaş artışlarının, gerçek hayat şartları karşısında ne denli yetersiz kaldığı bir kez daha net biçimde ortaya çıkmıştır. Resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın memur maaşlarına yapılan artış yıl içinde yüzde 22,5 seviyesinde kalmıştır. Sonuç açıktır: Enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir. Ne yazık ki bu tablo artık istisnai değil, alışılagelmiş bir durum hâline gelmiştir. Enflasyon farkı zam değildir; yalnızca gerçekleşen kaybın telafisidir. Bugün memur maaşları adeta ön ödemeli enflasyon farkı sistemiyle belirlenmektedir. Açıklanan rakamlar, maaşların gıda, kira ve ulaşım başta olmak üzere temel ihtiyaçlar karşısında ciddi biçimde gerilediğini göstermektedir. Memurlarımız 2026 yılının ilk maaşını yarın alacaktır. En düşük dereceli bekar memurun maaşı 58 bin 200 TL’ye, ortalama memur maaşı ise 64 bin 100 TL’ye yükselecektir. Bu rakamlarla 6 ay geçinilmesi beklenmektedir. Ancak bugün gelinen noktada memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altındadır. Emeklilik sistemi görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağı koparmış durumdadır. En düşük memur emeklisi aylığı asgari ücretin altına düşmüştür. Kimse emekli olmak istememektedir. Bu tablo mutlaka değiştirilmelidir. Çözüm nettir: Memur ve emekli maaşlarına ek zam yapılmalı, refah payı hayata geçirilmelidir. Ayrıca gelir vergisi dilimleri ekonomik gerçeklere uygun biçimde düzenlenmeli, ücretliler açısından vergi oranı yüzde 15 seviyesinde sabitlenmelidir. Kamuda ücret adaleti bozulmuş, aynı işi yapan çalışanlar arasında büyük farklar oluşmuştur. Bu durum çalışma barışını zedelemektedir. Statü farklılıklarından kaynaklanan ücret adaletsizliği giderilmeli, adil ve dengeli bir ücret sistemi kurulmalıdır. Biz kamuda güvenceli, kadroya dayalı tek tip istihdam modeli istiyoruz. Nimette de külfette de adalet olsun. Statü farkından doğan adaletsizlik son bulsun” dedi.