Bilecik CHP Milletvekili A.Adayı Faik Akarkarasu, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan tarafından yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bir basın açıklaması yaptı.
Akarkarasu, söz konusu metinde yer alan “negatif aşamadan pozitif inşa aşaması” ifadesini ele alarak, bunun terör örgütünün farklı eylem biçimlerini meşrulaştırma çabası olduğunu ifade etti.
Bilecik CHP Milletvekili A.Adayı Faik Akarkarasu, “PKK terör örgütü elebaşı ve terör hükümlüsü Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıldönümü adı altında okunan yazılı metne ilişkin dört bölümlük yazımızın 2. yazısı olan ‘Negatif Aşamadan Pozitif İnşa Aşaması’ cümlesinin irdelenmesinde, bu cümlenin nitelemesinin doğru yapılması önem taşımaktadır. ‘Negatif aşamadan pozitif inşa aşaması’ iki zıtlık içinde PKK’nın farklı eylem biçimlerini bir bütün halinde uygulama manevra kabiliyetini güçlendirmek istemekte, özünde ise PKK terör örgütünün hiçbir şekilde amacının fesih olmadığı, silahlı eylemlerini ve 50 bin canımızın yitirilmesini kamufle ederek bu durumu negatif süreç olarak kabullendiği görülmektedir. Bu süreçte herhangi bir nedamet ya da pişmanlık söz konusu değildir. Aksine negatif sürecin kendi içinde başarıya ulaştığı ifade edilmekte, ardından pozitif süreç kavramıyla nihai hedefe yönelim sağlanmak istenmektedir. Pozitiflik kavramı üzerinden bir algı oluşturulmakta, bu süreç içinde ‘gibi’ görünen pek çok takiyye ve hile meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Demokratik toplum, demokratik entegrasyon gibi kavramlar üzerinden millet ve vatandaşlık bağının gevşetilmesi, yerel yönetimlere ilişkin yetki düzenlemeleri adı altında otonomi ve yerel özerklik taleplerinin zemininin hazırlanması hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, Ortadoğu’daki mevcut politikalar ve geniş ölçekli planlarla örtüşen bir çerçeve sunmaktadır. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, çözümün öznesi olarak kendisini ve örgütünü konumlandırmakta, negatiflik ve pozitifliği bir araç gibi değerlendirmektedir. Bu ise son derece tehlikeli ve değişken bir anlayıştır. Geçmişte yaşanan terör eylemleri, orman yangınları, uyuşturucu faaliyetleri ve şehitlerimiz üzerinden yürütülen süreçlerin ‘negatiflik’ adı altında unutturulmak istenmesi kabul edilemez. Bu aşamadan sonra ‘pozitif’ sürece geçileceği iddiası ise gerçekçi değildir. Türk milleti bu tür yaklaşımları kabul etmez. Sorunun çözümünde özne ne terör örgütüdür ne de onun uzantılarıdır. Çözüm, demokratik siyaset içinde aranmalı ve siyaset hiçbir şekilde terör unsurlarına bırakılmamalıdır. Anadolu’nun tüm değerleri ortak mirasımızdır ve bu birlik ruhu korunmalıdır. Negatiflik ve pozitiflik kavramları, burada sosyolojik bir anlamdan öte eylem bütünlüğü olarak sunulmaktadır. Ancak bu yaklaşım, terör örgütünün irade sahibi olduğu algısını güçlendirmektedir. Oysa çözümün adresi halk ve onun oluşturduğu meşruiyet zeminidir” dedi.