DEĞERLİ ÇANAKKALE GöNÜL DOSTLARI

1914 '“ 1918 yılları arasında dünyanın başına gelen en büyük felaketlerden biri bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı'dır. Bu savaşa müttefiklerimizle birlikte Osmanlı Devleti olarak biz de katıldık. Bu savaş içinde kazandığımız Çanakkale Zaferi, düşmanın gücü karşısında Müslüman Türk'ün yılmaz direncini göstermesi açısından çok önemlidir. Düşman grubunu oluşturan İtilâf Devletleri ( İngiltere, Fransa, Rusya ) Boğazları ve Marmara kıyılarını ele geçirdikten sonra, İstanbul'u alarak Osmanlı Devleti'ni çökertmek ve savaş dışı bırakarak, böylece zor durumda bulunan Rusya'ya yardım etmek düşüncesindeydi. Daha önce Çanakkale Boğazı önüne gelmiş olan İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan güçlü bir donanma, Türk mevzilerini yoğun bir top ateşine tuttuktan sonra Boğazı geçme girişiminde bulundu. ( 18 Mart 1915 ) Ama Türk topçularının olağanüstü gayretleri ve Nusret mayın gemisinin Boğaz'ı ustaca mayınlaması düşmanlar için felaket oldu. Topçu ateşi ve mayınlar nedeniyle düşman gemilerinin bir bölümü battı, bir bölümü de savaşamayacak derecede ağır yaralar aldı. Bunun üzerine Çanakkale Boğazı'nın denizden geçilemeyeceğini anlayan düşmanlar , 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'na asker çıkararak burayı işgâl edip, böylece Çanakkale Boğazı'nı denetimleri altına almak istedi. 19. Kolordu , kendisinden kat kat güçlü düşman kuvvetlerine karşı Anafartalar , Arıburnu ve Conkbayırı'nda yaptığı kahramanca direnişle destanlar yazdı. Böylece Gelibolu Yarımadası'nın düşman eline geçmesi önlendi. Düşman donanmasının Çanakkale Boğazı'nı geçip, İstanbul'u alma tehlikesi de ortadan kalkmış oldu.İngilizler, Çanakkale Boğazı'nı geçme plânlarını uygulayamayacaklarını anlamışlardı. Bu sebeple 1916 yılı başlarında Gelibolu Yarımadası'nı boşaltmışlardı. Ve Çanakkale'de Mecidiye Tabyası'nda, Conkbayırı'nda, Seddülbahir'de, Suvla Koyu'nda, Arıburnu'nda, Anafartalar'da toprağa düşen askerlerimizin kanlarından rengini alan şanlı al bayrağımız dalgalanıyordu. Çanakkale Zaferi, Allah'ın da inayet ve yardımıyla Türklerin yurt severliğini kahramanlığını ve direnişini destanlaştıran bir abide olarak tarihe geçmiştir. İngiliz Başkomutanı: Çörçil; * Türkler, Çanakkale'yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. Der. Sör Kombet ise, * Çanakkale'de her şeyimiz kusursuzdur. Fakat başarılı olamadık. Zira Türkler, yuvalarına girilmiş aslanların cesaret ve kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. Der. İşte bu zor ve dehşetli manzaradan bir kesit olan " Bomba Sırtı"hadisesini Atatürk, şöyle anlatıyor: " Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 m. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperlerin hiç biri kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler onların üzerine gidiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir korku göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrik edilecek bir örnektir. Emin olmalısınız ki, işte bize Çanakkale Muharebeleri'ni kazandıran bu yüksek ruhtur. Milli şairimiz Merhum Mehmet Akif Çanakkale Zaferi'ni destanlaştırırken Şöyle ifade eder: Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer. Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Veli ARISOY

DEĞERLİ ÇANAKKALE GöNÜL DOSTLARI

1914 '“ 1918 yılları arasında dünyanın başına gelen en büyük felaketlerden biri bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı'dır. Bu savaşa müttefiklerimizle birlikte Osmanlı Devleti olarak biz de katıldık. Bu savaş içinde kazandığımız Çanakkale Zaferi, düşmanın gücü karşısında Müslüman Türk'ün yılmaz direncini göstermesi açısından çok önemlidir. Düşman grubunu oluşturan İtilâf Devletleri ( İngiltere, Fransa, Rusya ) Boğazları ve Marmara kıyılarını ele geçirdikten sonra, İstanbul'u alarak Osmanlı Devleti'ni çökertmek ve savaş dışı bırakarak, böylece zor durumda bulunan Rusya'ya yardım etmek düşüncesindeydi. Daha önce Çanakkale Boğazı önüne gelmiş olan İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan güçlü bir donanma, Türk mevzilerini yoğun bir top ateşine tuttuktan sonra Boğazı geçme girişiminde bulundu. ( 18 Mart 1915 ) Ama Türk topçularının olağanüstü gayretleri ve Nusret mayın gemisinin Boğaz'ı ustaca mayınlaması düşmanlar için felaket oldu. Topçu ateşi ve mayınlar nedeniyle düşman gemilerinin bir bölümü battı, bir bölümü de savaşamayacak derecede ağır yaralar aldı. Bunun üzerine Çanakkale Boğazı'nın denizden geçilemeyeceğini anlayan düşmanlar , 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'na asker çıkararak burayı işgâl edip, böylece Çanakkale Boğazı'nı denetimleri altına almak istedi. 19. Kolordu , kendisinden kat kat güçlü düşman kuvvetlerine karşı Anafartalar , Arıburnu ve Conkbayırı'nda yaptığı kahramanca direnişle destanlar yazdı. Böylece Gelibolu Yarımadası'nın düşman eline geçmesi önlendi. Düşman donanmasının Çanakkale Boğazı'nı geçip, İstanbul'u alma tehlikesi de ortadan kalkmış oldu.İngilizler, Çanakkale Boğazı'nı geçme plânlarını uygulayamayacaklarını anlamışlardı. Bu sebeple 1916 yılı başlarında Gelibolu Yarımadası'nı boşaltmışlardı. Ve Çanakkale'de Mecidiye Tabyası'nda, Conkbayırı'nda, Seddülbahir'de, Suvla Koyu'nda, Arıburnu'nda, Anafartalar'da toprağa düşen askerlerimizin kanlarından rengini alan şanlı al bayrağımız dalgalanıyordu. Çanakkale Zaferi, Allah'ın da inayet ve yardımıyla Türklerin yurt severliğini kahramanlığını ve direnişini destanlaştıran bir abide olarak tarihe geçmiştir. İngiliz Başkomutanı: Çörçil; * Türkler, Çanakkale'yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. Der. Sör Kombet ise, * Çanakkale'de her şeyimiz kusursuzdur. Fakat başarılı olamadık. Zira Türkler, yuvalarına girilmiş aslanların cesaret ve kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. Der. İşte bu zor ve dehşetli manzaradan bir kesit olan " Bomba Sırtı"hadisesini Atatürk, şöyle anlatıyor: " Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 m. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperlerin hiç biri kurtulmamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler onların üzerine gidiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir korku göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrik edilecek bir örnektir. Emin olmalısınız ki, işte bize Çanakkale Muharebeleri'ni kazandıran bu yüksek ruhtur. Milli şairimiz Merhum Mehmet Akif Çanakkale Zaferi'ni destanlaştırırken Şöyle ifade eder: Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya, Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer. Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Veli ARISOY

01 Ocak 1970 Perşembe 00:00
1206 Okunma
DEĞERLİ ÇANAKKALE GöNÜL DOSTLARI
Son Güncelleme: 01.01.1970 00:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bilecik Merkez Nöbetçi Eczaneleri