ANADOLU KADINLARI SESLERİNİ YÜKSELTTİ

Bilecik Anadolu Kadınları Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği üyeleri  Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışının kesinleşmesinin ardından bir araya gelerek basın açıklaması yaptılar.

İbrahim Rafet Sünetci
İbrahim Rafet Sünetci
02 Temmuz 2021 Cuma 15:23
131 Okunma
ANADOLU KADINLARI SESLERİNİ YÜKSELTTİ
banner18

Bilecik Anadolu Kadınları Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği üyeleri  Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışının kesinleşmesinin ardından bir araya gelerek basın açıklaması yaptılar.

Bilecik Anadolu Kadınları Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Kurucu Başkanı Nurcan Özçakır, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkışı için 20 Mart 2021 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanı kararına karşı kadınlar, kadın örgütleri, barolar, siyasi partiler ve çeşitli kesimler iptal davaları açtığı söyledi.  Ancak tüm bu  tepkiler ve mücadele sonrasında bu kararın kesinleştiğini anlatan Özçakır, sözlerine şöyle devam etti;

"Evet, birileri bugün haklarımızı elimizden alarak, şiddet faillerini sevindirerek, bizi erkek şiddeti karşısında biraz daha korumasız bırakarak kazandıklarını, bizi sindirebileceklerini, susturabileceklerini, hayatlarımızı rehin alabileceklerini sanabilir. Elmalı’da olduğu gibi çocuk istismarını serbest, gökkuşağını, bizim bu sokaklarda yürümemizi suç kılabileceklerini sanabilir. Çok yanılıyorlar, çünkü bu hukuksuz karar bizim nezdimizde yok hükmündedir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Bizim için bitmedi. Biz her gün yeniden başlıyoruz, hayatın her alanında, her yerde, her an mücadele ediyoruz. Çok iyi biliyoruz ki biz İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız. Yüzyıllardır süren bu mücadele emeğimizle, bedenlerimizle, kimliklerimizle, arzularımızla eşit, özgür, erkek-devlet şiddetine maruz kalmadan yaşayana kadar da bitmeyecek."

"Biz lütuf değil eşitlik istiyoruz"

Bilecik Anadolu Kadınları Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği Kurucu Başkanı Nurcan Özçakır, açıklamasının devamında, "Biz lütuf değil eşitlik istiyoruz. Bir kere daha söylüyoruz; İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelede bugüne kadar kaleme alınmış en kapsamlı ve en temel hukuksal metin ve uluslararası sözleşme. Temelini ise kadınların yüzyıllardır savundukları eşitlik talebi oluşturuyor. Eşitlik talebi reddedilerek erkek şiddetiyle mücadele edilemez, yalnızca şiddet yeniden üretilir. Çünkü erkeklerin kadınları 'Gece o saatte orada ne işi vardı', 'Yemeğin tuzu eksikti', 'Beni terk etmeye kalktı' gibi gerekçelerle öldürme, şiddet uygulama cüretini kendilerinde görmelerinin en temel nedeni toplumsal cinsiyet eşitsizliği! Bununla mücadele eden sözleşme ve yasaları uygulamak yerine ‘Biz başka eylem planı yapacağız’ demek kadınların hakları ve hayatlarıyla alay etmektir. Devletin yaşam haklarını korumakla yükümlü olduğu yurttaşları eşit kabul etmemesi, itaate, ikincil olmaya zorlaması demektir" dedi.

"Nasıl bu sözleşmeyi mücadelemizle var ettiysek, bugünden sonra da daha eşit, daha özgür günleri birlikte var edeceğiz"

Özçakır son olarak, "Bunu asla kabul edemeyiz. İşte bu yüzden bizi cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, konuştuğumuz dil, yaşadığımız hayat üzerinden ayrıştırma çabalarının karşısında, birimizin şiddet gördüğü koşulda hiçbirimizin güvende olmadığının bilinciyle, hep birlikteyiz. Çünkü bu bizim için bir hayat mücadelesi. Aynı bugünden önce olduğu gibi 1 Temmuz’dan sonra da buradayız, eşit ve şiddetsiz yaşamak için hayatın her alanında mücadeledeyiz. Sözleşmeyi iptal edenler “aile yapısı bozuluyor, toplum değerleri parçalanıyor” gerekçeleriyle şiddeti bir “değer”miş gibi pazarlamaya, topluma içkin kılmaya, normalleştirmeye çalışıyorlar. Yalnızca fiziksel değil her türlü erkek şiddetine karşı dayanışmamızı büyütmek, şiddete uğrayan kişinin diline, dinine, kıyafetine, ırkına, medeni durumuna, vatandaş olup olmamasına, sınıfına, cinsel yönelimine, cinsiyet kimliğine göre ayrıştırılmasına izin vermemek, devletin İstanbul Sözleşmesi’nden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi için mücadeleden asla vazgeçmemek elimizde. Bunu yapacak gücü de birbirimizden alıyoruz. Nasıl bu sözleşmeyi mücadelemizle var ettiysek, bugünden sonra da daha eşit, daha özgür günleri birlikte var edeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması" ifadelerine yer verdi.

Son Güncelleme: 02.07.2021 15:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bilecik Merkez Nöbetçi Eczaneleri